Köşe Yazıları

Ne tuhaftır, tarih zamanla seklini kaybeder, buna karşılık, efsane zamanla kuvvetlenir. Bunu en iyi tiyatro sahnesinde anlarız.

Bir Hint fakir ‘i çıkagelse de koca bir tiyatro salonuna hiç fena olmazdı. Ne yazık ki ortada böyle bir Hint fakir'i yok. Bir topluluğu büyülemek gördüğü rüyayı başkalarına aktarmak isi dönüp dolaşıp yazarın karınca kaderince kendi imkânlarına kalıyor. Çünkü uyku ve rüya, herkese, kendi dünyasına göre, yeni zenginlikleri getirebilmektedir. Tiyatro, bu hüneri taklit ederken, seyirciden çocukça bir uysallık ister. Çünkü en iyi seyirci, bugün de, kukla oyunlarının küçük seyircileridir. Bizim seyircilerimiz bu seviyeye ancak o böbürlü tutumlarının bıraktıkları, kendilerini oyuna kaptırıp söz gelişi, Oidipus'a : "İokaste ile evlenme, o senin anan..." diyebildikleri gün erişeceklerdir.
Ama o kadar uzağa gitmeye lüzum yok. Seyircilerin içinde bugün bile büyük bir çoğunluk, benliklerinden sıyrılıp, kendilerine yabancı bir fikri benimsemekte, o fikre katılabilmektedirler. Bunlar nerdeyse çocuk ruhlu bir tek insan olabilmekte, kendi düşünce inançlarını, oyunun sonunda geri almak üzere, vestiyere bırakabilmektedirler.
Gerçek hayranlık, paylaşılan bir düşünceye karsı duyulan hayranlık, asıl kendimizi paylaşmadığımız fikirlere kaptırdığımız, onları sanki bizden cıkmış gibi benimsediğimiz zaman doğar.
O halde bu bir çeşit asktır. Tıpkı aşkta olduğu gibi, birbirine karşıt olanların uyuşup anlaşmasıdır. Büyük oyuncu, aslında, metni hemen oracıkta ve sanki herkes için ayrı ayrı uyduruyormuş, yakıştırıyormuş duygusunu veren insan olduğuna göre, tiyatronun özelliği de bu çeşitten bir eriyip kaynaşma değil de nedir?
Fazla bencilliklerinden ötürü kolay kolay büyülenmeyen Fransızlar bile, Paris'te Milletler Tiyatrosunu kurmakla, en küçük hafifliğe kapılmadan eğlenme susuzluğunu, açlığını ispat etmiş oldular.
Her milletten değerli oyuncu toplulukları bu Tiyatro'ya kendi dillerini şaheserlerini getirmekte, sırf oyunlarının kuvvetiyle ve repertuarlarıyla kendi dillerine ve alışkanlıklarına kapanıp başkalarının dillerine, hallerine meselelerine ilgi göstermeyecekleri sanılan seyircileri hayran bırakmaya muvaffak olurlar.
İste DÜNYA TİYATRO GÜNÜ, tekil ile çoğulun, öznel ile nesnelin, bilinç ile bilinçaltının birbirleriyle derinden kaynaştığı önemli bir olaydır; bu uyuşma ve kaynaşmadan insanı büyüleyici olağanüstü yaratıklar doğar.
Fikirlerin birbirilerine uzak ve yabancı kalması, dillerin ortaya çıkardığı duvarlar, nice anlaşmazlıkların kaynağı olmuş, bugün de olmaktadır. İste tiyatronun geniş imkanları, bu engelleri ortadan kaldırmaya çalışmaktadır.
Dünya Tiyatro Günleri yoluyla bütün milletler, karşılıklı zenginliklerinin bilincine varacak, büyük ölçüde bir barış hamlesi içinde kaynaşacaklardır.
Nice'nin bir sözü var. : "Dünyanın yüzünü değiştiren bütün fikirler hep güvercin kanadı altında gelir." diyor. Bugüne kadar belki de çoğu zaman sinirli olarak sırf hoşa gitsin diye kullanılan tiyatrodan, gençlik, bundan böyle parlak ve canlı bir Sorbon üniversitesi gibi faydalanacak, etli kemikli konuşmalar duyarak, kuru incelemenin yorgunlukları içinde asil kuvvetini kaybeden ve zayıflayan şaheserlerin gerçek değerini tadacaktır.
Şunu da söyleyeyim: makine uygarlığı, tiyatroyu öldürmüş diyorlar. İnanmıyorum buna ben. Milletlerarası Tiyatro Enstitüsü'nün kendi adına konuşma ödevinin bana verilmiş olmasından faydalanarak, eskiden krallar hakkında kullanılan bir sözü (biraz değiştirerek) Şöylece tekrarlayacağım : "Tiyatro öldüyse, YAŞASIN TİYATRO.".

                                                                                                                                JEAN COCTEAU

                                                                                                                                         1962

 
   
 

Tiyatro Müzesi

  1. Rumuz Goncagül
  2. Yobaz
  3. Sevdalı Bulut
  4. Komşu Köyün Delisi
  5. Cimri
  6. Sığıntılar
  7. 18 Yaşım
  8. Akşehir Uluslararası Nasrettin Hoca Şenliği
  9. Aşk Grevi
  10. Bir Kahramana Ağıt
  11. Zincire Vurulmuş Prometheus
  12. Nalınlar
  13. Derya Gülü
  14. Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım
  15. Ormanın Bekçileri
  16. Kanlı Nigar
  17. Becerikli Kanguru
  18. Küçük Nasreddin
  19. Öykülerin Azizliği
  20. Keloğlan
  21. Kurşun Askerin Utancı
  22. Gılgameş
  23. Montserrat
  24. Ay Işığında Şamata
  25. Köşe Kapmaca
  26. Töre
  27. Bir Varmş Bir Yokmuş Hem Varmış Hem Yokmuş
  28. Düğün ya da Davul
  29. Topuzlu
  30. Ödenmeyecek Ödemiyoruz
  31. Vatan Kurtaran Şaban
  32. Keşanlı Ali Destanı
  33. Politikada Bir Sarı Çizmeli
  34. Masal Var Masalcık Var