Halk Tiyatrosu Üçlemesi

 

                                               

     Geçtiğimiz üç gün Antalyada idim. Öncelikle belirtmeliyim ki , bu ne sadece bir "gezi yazısı" , ne sadece bir "izlenim" veya "tiyatro tanıtımı ve eleştirisi" ve ne de sadece bir "deneme" yazısı olacak ! Bu yazı tüm bu türlerin tümünün bir karışımı olmayı deneyecek !

ANTALYA YAKINDA ALTIN PORTAKALDAN SONRA "ABT" İLE DE ANILMAYA BAŞLANACAK !

   Türkiye'de -hatta Antalya'da bile- kim(ler) farkında bilmiyorum ama Antalya'da tiyatro adına yirmi beş , otuz yıldır (tam olarak 1983'ten beri) "bir mucize" sessiz sedasız ilerliyor. Bu mucizenin adı Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu ! Nam-ı diğer "ABT" !

Şehrin göbeğinde , Karaali Parkı girişinde , Büyükşehir Belediyesi Başkanlık binası bitişiğindeki (yoksa içi mi demeli) 300'e yakın seyirci kapasiteli müstakil binalarında hizmet veriyor ABT. Haftanın üç günü ; Perşembe , Cuma ve cumartesi suarelerle (sat 20.00'de) sahne alıyorlar.

     ABT VE ÜÇLEME !

    Bu sezon başında ABT Dario Fo'nun "Ödenmeyecek Ödemiyoruz" ve Semih Çelenk'in Haldun Taner'in günüze uyarlayarak adapte ettiği "Vatan Kurtaran Şaban" oyunları ile seyircisine merhaba dedi. Bu iki halk tiyatrosu geleneğinden gelme oyuna geçtiğimiz hatta bir üçüncüsü eklendi : Savaş Aykılıç'ın yazıp yönettiği ve Müfit Kayacan'ın yeniden güncelleyerek rejisini uyguladığı "(Barış için) Aşk Grevi"

(SAVAŞ İÇİN) AŞK GREVİ !

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

     Aşk Grevi ve ABT'nin birlikteliklerinin öyküsü on sene öncesine dayanıyor. Ama isterseniz önce bir Aşk Grevi"nin oluşum öyküsüne bir göz atalım :

    1988 yılında Savaş Aykılıç çeşitli tiyatrolardan bir grup arkadaşıyla birlikte Tiyatro Kübele'yi kurdu. Aristophanes'in "Lysistrata" oyununu provaya başlayan ekip, Aykılıç'ın yönetiminde zaman içinde oyunu doğaçlamaların da yardımıyla yeniden yorumladı. Sonuçta ortaya çıkan ürün bir saatlik bir gösteri ile Tiyatro Kübele'nin "Kübele" adlı oyunu olarak bir ilköğretim okulunda prömiyer yaptı.
Daha sonra Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği yararına gösterilerini sürdüren oyun, Uluslararası Denizli Amatör Tiyatrolar Festivali'ne katıldı ve o yıl festivalin en ilgi çekici oyunlarından biri oldu.
Denizli'de oyunu izleyenler arasında Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu (ABT)oyuncuları da vardı. ABT'nin kurucularından Müfit Kayacan, Aykılıç'a aynı oyunu Antalya'da da sahneye koyması için teklifte bulundu.
   Mükemmel bir yazar-yönetmen-oyuncu işbirliği ve doğaçlamalar ile her gün yenilenen tekst, Kübele'nin temelleri üzerine Antalya'da adeta yeniden yazıldı."Aşk Grevi" adıyla sahnelenmeye başlayan oyun Antalya'da pek çok rekora imza atarak, tam altı sezon sahnede kaldı. Yine bu oyun ile ilk defa antik tiyatrolar turnesine çıkan ABT, Patara, Perge, Side, Demre-Myra, Kaş, Nemrut, Bergama, Pamukkale-Hiyerapolis'te sahne aldı.

   Antalya'daki çevre köylere yapılan ücretsiz turnelerle sadece ilk yılda yüz elli binden fazla izleyiciyle buluştu. Ayrıca Almanya'da Nürnberg ve Oberamstad'a, Bosna'ya ve Mısır'da Kahire Uluslar arası Deneysel Tiyatrolar Festivali'ne de katıldı.
1999-2004 yılları arasında Antalya'da bir fenomene dönüşen ve tiyatro dünyasında hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahip olan "Aşk Grevi" , 6 yıllık bir aradan sonra yeniden izleyici karşısında. Antik bir Yunan yazarından esinlenerek yazılan , günümüz Türkiye'sinin sorunlarını etkileyici bir bakış açısıyla yakalayan oyun, ayrılığa karşı birlik mesajı veriyor.
   Barış İçin Aşk Grevi'nde toprak derdine düşen ve bu yüzden sürekli savaş halinde olan erkeklerini dize getirmeye çalışan kadınların hikâyesi, antik dönemden günümüze kesitler sunularak anlatılıyor. Savaşın getirdiği yıkıma daha fazla dayanamayacaklarını anlayan Anadolu kadınları, "Bir olmazsak, biz olamayız" diyerek kazan kaldırırlar ve topraklarına barış gelene kadar eşlerine aşk yasağı uygulamaya karar verirler.
   Köy seyirlik, orta oyunu, tuluat tiyatrosu gibi geleneksel Türk Tiyatrosu biçimlerinden de özellikler taşıyan bu neşeli oyunda, komedi unsurları seyirciye canlı müzik ve danslar eşliğinde sunuluyor.

   Oyun için yazdığı bir yazıda Patara Kazıları Başkanı ve (o dönemdeki) Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Bşk. Prof.Dr. Fahri Işık (Kenan Işık'ın ağabeyi) şöyle demişti : "-Pataralı bir köylü ve hiç Türkçe bilmeyen bir akademisyen Alman arkeoloğun (Patara'da, )yan yana oyunu birlikte izleyerek aynı yerlerde güldüklerini kendi gözlerimle gördüm !"

   Işık oyundan sonra , ayrıca , oyunun verdiği güç ve enerji ile gelecek sezon(larda) Aşk Grevi'nin oynaması için kumlar altındaki Patara Antik Tiyatrosunun ortaya çıkarılmasına öncelik vereceği müjdesini ve sözünü vermiş ve bu sözünü tutmuştu. (Ne ki değişen belediye yönetimi yüzünden oyun 2004-2010 arası ABT repertuvarından kaldırılıcaktır.)

  Fikret Otyam ise "-Canı sıkıldığımda televizyona bu oyunun CD'sini koyarak moral bulduğunu , bu oyunun kendisinin neşe kaynağı olduğunu" yazacaktır dergideki köşe yazısında.

   Oyunun bu son yeniden sahneye konması rejisör Müfit Kayacan'a ait. Müzikler İhsan Kılavuz, dekor Cenap Aydınoğlu, kostüm Gizem Karasu, ışık Özgür Dokuyucu ve dans Mehmet Özgür tarafından yapılıyor. Barış İçin Aşk Grevi'nde Müfit Kayacan, Murat Ercanlı, Recep Kamiloğlu, Rüyam Olunçay, Hasibe Özgür, Safinaz Özgür, Mehmet Özgür, Murat Akyol, Saadet Yıldırım, Ezgi Albayrak, Gizem Karasu, İlhan Örenel, Bülent Patoğlu ve Dilek Nuray rol alıyorlar.

VATAN KURTARAN ŞABAN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   "Vatan Kurtaran Şaban" oyunu büyük usta Haldun Taner tarafından 1965 yılında yazılan bir kabaredir.Taner, bu oyunda genel bozukluklara, ölçüsüzlüklere karşı sosyal adaletsizliklere ölçüyü getiren bir alay mesafesi koyar.Yazarın kendi deyimiyle " bir hadiseye gülerek bakmak, o hadiseye mesafeli bakmak demektir"." O hadisenin içinde haşır neşir olmuş, o hadisenin içinden çıkamayan insanlara başka açıları hatırlatmak demektir" der kabare için.

   Vatan Kurtaran Şaban'da , Tapu Kadastro Müdürlüğünden, Kültür Sanat Müsteşarlığına atanan Şaban'ın bu alanda yaptığı komik ve çarpık uygulamalar hicivli bir dille anlatılıyor.Ülkedeki kültür ve sanat anlayışına eleştirel bir yaklaşımın da konu edildiği oyunda oldukça kalabalık bir kadro görev yapıyor.

  Yönetmenliğini Murat Demirbaş'ın yaptığı oyunda,Müfit Kayacan, Durmuş Ali Emre, Murat Ercanlı, Erdal Gürcan, A.Mete Orhan, Mehmet Özgür, Recep Kamiloğlu, Saadet Yıldırım, İlhan Örenel, Seyfi Satmaz, Gizem Karasu, Cenap Aydınoğlu, Talat Türkeli, Sacide Taşaner, Ezgi Albayrak, Sultan Yumak ve Demet Kazanoğlu rol alıyorlar.

   "VATAN KURTARAN ŞABAN" OYUNUNUN ELEŞTİRİSİ

    Haldun Taner bu oyunu kaleme aldığında iktidarda Demirel varmış. Dolayısıyla ve "binaaleneyh" eleştiri oklarını o dönemde Demirel almış. Semih Çelenk de oyunu güncellerken -ister istemez-günümüz iktidarına yüklenmiş.

  ABT'NİN BU YILKİ REPERTUVAR TEMASI "HALK TİYATROSU ÜÇLEMESİ" KONSEPTİ , GENEL SANAT YÖNETMENİ MÜFİT KAYACAN'A AİT.

  ÇAĞDAŞ DÜMBÜLLÜ MÜFİT KAYACAN !

  Müfit Kayacan , ABT'nin repertuvar politikasını belirleyen ve oyunların seçimine karar veren sadece bir Genel Sanat Yönetmeni değil ; aynı zamanda ABT'nin en usta oyuncusu , hani deyim yerinde ise Antalya'nın "Komik-i Şehir ‘Dümbüllü'südür"...

  O , BİR BİNBİR SURATTIR !

  O , her oyunda farklı bir kompozisyon çizen , farklı yorumlar ile birbirinden bambaşka tipler ve karakterler çıkaran sahnelerin "binbir suratı"dır...

  O , BAŞROLLERİN OYUNCUSUDUR !

  Keşanlı Ali , Harpagon (Cimri) , Yedi Bela Rasim (Fehim Paşa Konağı) , Kara Hasan (Töre) , Molla Veli (Köşe Kapmaca) , Müfit Mürted (Rumuz Goncagül) , Tartüff ve başkaları...

  Geçtim Türk Sinemasının , Türk Tiyatrosu'nun ; daha kendi kenti Antalya'nın bile yeterince değerlendiremediği bir büyük cevherdir.

  O , MÜHENDİS "ALAYLI"DIR !

  O seyircisi ile bütünleşmiş , yerel halk tiplerini olağanüstü bir taklid yeteneği ile sahnelere taşıyan , ele aldığı karakter Şaban misali bir anti kahraman bile olsa onu insani yönleri ile yorumlayan ve her daim insanı ortaya çıkaran biçemi ile gerçek bir halk tiyatrosu oyuncusudur.

  ABT'NİN TEMEL DİREĞİ

  Kısaca ona ABT'nin akordu olduğunu söyleyebiliriz. O bir yandan oynarken diğer yanı ile devamlı oyunu denetler ; oyunun (temposunun) düşmesine izin vermez ; oyunların mihenk taşı ; "yurt" adı verilen çadırı sırtında taşıyan bir temel direk ; bir mayıs direği ; bir "demir başıdır".

  O , İBİŞTİR , KAVUKLUDUR , KARAGÖZDÜR !

  Keloğlan gibi halkın sivri aklını , Nasrettin Hoca gibi halkın eleştirel zekasını kendisine oyunculuk dramaturjisinde dustur edinmiştir o. Hazır cevapcılığı ile , külyutmazlığı ile , çarıklı erkanı harpliği ile , adaletsizliği -yanlışlıkları-çarpıklıkları-gülmece yoluyla cezalandıran Halk Tiyatrosu kahramanı İbiştir o , Kavuklu'dur , Karagöz'dür!

  DEVLET DEĞİL HALK SANATÇISI !

  Şahsına münhasır , özgün bir kişidir Kayacan. Klasik "sanatçı" kalıplarının ve şekillerinin çok uzağındadır. Tanıdığım en alçakgönüllü insanlardan biridir. Günlük hayatında dışadönüklüğünün , çevreye neşe saçan enerjisinin arkasında içe dönük , hassas , neredeyse utangaç ama bir o kadar da sevgi dolu bir çocuk ruhu saklıdır.

  KÖYÜNDE KÖY TİYATROLARI FESTİVALİ BAŞLATANDIR !

  O halkı ile , toprağı ile bağlarını hiç koparmamış bir aydın ve sanatçıdır. "Köy Seyirlik Oyunları ile Köy Tiyatroları Buluşması"nı kendi köyü Kalkan Yeşilköy'de başlatan ve örgütleyen kişidir. Bu anlamda "gökten alıp yere veren" Mevlana'dan çok "Bana rahmet yerden ağar" diyen Yunus Emre'ye yakındır.

  İDEALİSTTİR

  Kendisini işine , sanatına , tiyatroya , ABT'ye adamıştır. Bir de tabii ki eşine ve aslan gibi iki delikanlı oğluna. Aşırı iyi niyetlidir ki bence tek zaafı da budur.

  DİZİ OYUNCULUĞUNDA HARCANMASIN !

  Bazen eşi dostu kıramadığı için sinemada , dizilerde kompozisyon roller oynar ki başrollerin oyuncusu sığmaz o dar kalıplara. Gönül onu hak ettiği büyük projelerde ve rollerde görmek ister.

   FUTBOLDA TEKNİK DİREKTÖR TİYATRODA SANAT YÖNETMENİ !

   Gençliğinde boks çalıştığı için gürbüzdür. Futbola bayılır. Tiyatrosunun iyi bir teknik ve artistik direktörüdür. ABT altyapısından pek çok oyuncu yetiştirmiştir. O bir usta , hocadır.

 

  YETENEK KAŞİFİDİR !

  Tiyatrosunun kıt olanakları ile mucizeler yaratır. Türk Tiyatrosu'na genç yetenekleri keşfeder ve kazandırır. Nereden biliyorum ? Çünkü bunlardan biri de benim de ondan.

  BENİ İLK (VE GALİBA SON) KEŞFEDEN KİŞİDİR !

  Tobav'ın Denizli'de yaptığı Uluslararası Amatör Tiyatro Festivali'nde "Aşk Grevi"nin ilk versiyonunu izlemiş ve beni bu oyunu sahneye koymam için ABT'ye davet etmişti. Bir "amatörden" bir "profesyonel" yaratmıştı...

  KAYACAN'IN SON KEŞFİ : T.MURAT DEMİRBAŞ !

  Kayacan'ın son keşfinin adı T. Murat Demirbaş. Murat'ın Ankara'da "Sahne" adlı bir (akademik) tiyatro dergisi çıkarması ve daha önce bir özel tiyatroda "Ödenmeyecek , Ödemiyoruz" oyununu yönetmesi Kayacan'ı etkilemiş ve onu da bu sezon başında ABT'ye davet ederek iki oyunun yönetimini ona emanet etmiş. Çıkan sonuca bakılırsa çok da iyi etmiş.

  KAYACAN'IN YARDIMCISI ÜÇ SİLAHŞÖRLER KİMLER ?

  Peki ama ABT'de sadece Kayacan imzası mı var ? Evet ama onun sağlam yardımcıları var : Oyuncu , yönetmen ve sahne tasarımcısı Cenap Aydınoğlu , Müzik direktörü ve besteci İhsan Klavuz ve ABT altyapıdan yetişen oyuncu ve yönetmen Mehmet Özgür ; bu üçlü sac ayağının Kayacan yönetimindeki ABT başarısının ortakları oldukları söylenebilir...

  "ŞABAN" ROLÜNDE KAYACAN !

  İşte o Müfit Kayacan "Vatan Kurtaran Şaban"da deyim yerinde ise yine döktürüyor. Muhafazakar Kültür Bakanı Müsteşarı Şaban rolüyle yine harikalar yaratıyor.

  BAŞARININ SIRRI !

  Kayacan'ın başarısının sırrı , onun ekolleşmeye başlayan ABT'nin Halk Tiyatrosu ve Açık-Göstermeci Biçem konusundaki bilinçli ısrarı olduğu söylenebilir.

  "HALK TİYATROSU" BİLİNÇLİ SEÇİM

   ABT'nin bu sezon oynadığı üç oyun da (Şaban , Ödemiyoruz ve Aşk Grevi) da bu bilinçli seçimi (Halk Tiyatrosu) gözlemliyebiliyoruz. ABT Genel Sanat Yönetmeni olan Kayacan sadece bunun için bile alkışı hak ediyor.

  BAŞARILI İKİ REJİ

  "Vatan Kurtaran Şaban" ve "Ödenmeyecek-Ödemiyoruz" oyunlarının yönetmeni T. Murat Demirbaş tam da ABT'nin sanat çizgisine uygun başarılı iki reji ile karşımızda.

  ÜÇLEMENİN İKİSİNDE KAYACAN BAŞROLDE !

  Ben bu üç oyunu (Şaban,Ödenmeyecek ve Aşk Grevi) sırası ile izleme olanağını buldum. Bu üçlemede Kayacan sadece Dario Fo'nun yazdığı "Ödenmeyecek-Ödemiyoruz"da yok. Diğer ikisinde ise başrolde.

  DARİO FO'NUN OYUNUNDA EKSİK BİR ŞEY VAR HİSSİ !

  Üzerine çok düşündüm ; Dario Fo'da -reji ve oyunculuğu ve olağanüstü güzellikte ve başarılı bir prodüksiyona (kendiliğinden açılıp kapanan pencereler , gardolaplar , mutfak dolapları , sahnede tam zamanında yuvarlanarak ortaya çıkan elmalar , süpermarketten çaldığı konserveleri pardösüsünün altına koyarak hamile rolü yapan oyuncunun akan zeytin paketi ile hamile kadının "suyunun gelmesi" yanılsaması yaratılması ve suyla birlikte yere düşen iki zeytini bir sonraki sahnede kocasının yemesi) vb. rağmen "eksik olan" neydi acaba ?

  KAYACAN FAKTÖRÜ

  Kayacan'ın bu oyunda olmaması olabilir mi idi ? Olabilir ! Ama bu yeterli değil. Daha fazlası olmalı. Buldum ! Oyunun ABT'ye özgü o Antalya seyircisine ve çağdaş Türkiye'ye uygulanan dramaturji yorumu yok !

  ABT USLUBU VE "ÖDENMEYECEK , ÖDEMİYORUZ" OYUNU !

  Halbuki ABT'yi ABT yapan işte bu özgün dramaturji anlayışı. Onun için "Ödenmeyecek" oyunu üstün bir başarı ile sahnelendiği halde herhangi bir DT veya Şehir Tiyatroları standart sahnelemesinden çok da farklı değil.

  KOMMEDYA DELL ARTE'NİN MODERNİZE EDİLMİŞ HALİ DE OLSA , BİR HALK TİYATROSU OLMASI HARİÇ , OYUN (BİZE) YABANCI !

  Diğer iki oyunda olan ama "Ödenmeyecek"te olmayan şey işte bu yorum farkı idi. İtalyanlar ile -Roma'yı kuran Anadoludan (oraya da -Roma'yı kurduklarına göre-bin yıl önce Urumçi'den göçmüşlerdi herhalde !) gelen Etrüksler vesilesi ile- bir (uzak) akrabalık ilişkimiz olsa da ; Halk Tiyatrosu kaynaklarımız Mimus oyunlarında birleşse de ; çağdaş bir İtalyan Halk Tiyatrosu örneği olarak , "Ödenmeyecek" , son çözümlemede bize "yabancı" bir oyun.

  YAKIN-UZAK

  Diğer iki oyunda oynayan aynı oyuncular acaba neden bu oyunda aynı sıcaklığı ve samimiyeti yakalamakta zorlanıyorlardı ? Bunun sebebi sanırım reji ve yorum ile ilgili bir tercihten kaynaklanıyor.

  OYUNUN YAKIN UZAK GÖNDERMELERİ

  "Ödenmeyecek"te nedense oyunu (üstelik tam da Tekel Grevlerinin olduğu bir dönemde) Türkiye paralelliğini-çakışmasını-buluşmasını (artık ne derseniz deyin) yapmakta zorlanıyorsunuz.

  YORUM TERCİHİ

   Hayır , bunun yapmak için oyunun başında oyunu (Tekel Grevi İşçilerine adanmıştır) yazısı yeterli değil. Oyun öyle bir illizyon ile akıyor ki siz oyunun Türkiye paralelliklerini aklınıza bile getirmeden , kendi seyir keyfi içinde büyük bir zevkle izliyorsunuz.

  OYUNCULAR DA TİPLERİ "İTALYAN" ALMIŞ

  Ancak oyunun sonunda ağzınıza o eksiklik duygusu veren buruk tad gelip yapışıyor. Bu eksiklik duygusunda oyuncuların (elbette ki reji çerçevesinde) tiplerini oldukça steril bir şekilde "İtalyan" almalarının payı büyük bence.

  HALBUKİ

  Halbuki önemli olan onların İtalyan olmaları değil ; benzer ekonomik model yaşayan her ülkede bu olayların yaşanabileceği gerçeği daha bizden tiplerle ve daha samimi bir yorumla verilebilirdi.

  KAYACAN

  Ama işte bunun için de bu oyunun rejisinde , dramaturjisinde ve oyunculuğunda Kayacan'ın olması gerekiyordu sanırım.

  KAYACAN DRAMATURJİSİNİN ANALİZİ

  Peki ama Kayacan'ın diğer iki oyunda üstün bir virtiözite ile cömertçe sergilediği ve diğer oyunculara ve oyunun tamamına yaydığı dramaturji yorumunun özü nedir ?

   BİR : SAMİMİYET , İÇTEN BAKIŞ , İNSANİ YÖN

   Bunu cevabını aramak için önce Kayacan'ın "Vatan Kurtaran Şaban"daki performansına bir göz atmakta yarar var. Kayacan Kültür Bakanı Baş Müsteşar rolüne dışarıdan,eleştirel değil ; içten , içerden , samimi bakmış. Kendi oyunculuk hünerlerini (çeşitli küçük doğaçlamalar yoluyla ; şiirler ve şarkılarla...) tipin bu "insan ; zaafları olan , incelikleri olan yanlarını" bir dantela gibi işlemesini bilmiş.

  HEPİMİZ (BİRAZ) ŞABANIZ !

  Sonuçta ortaya antipatik (itici) değil ; neredeyse -içimizden biri- handiyse sempatik denilebilecek bir tipleme koyuyor Kayacan. Yazarın verdiği mesaja birebir uygun bir yaklaşım bu. Zira Haldun Taner de bu tipi büsbütün klişe ve itici işlememiş ; balerin ile olan aşkı , ona torpil yaparak yurtdışına zorla göndermesi vb. sahnelerde görüldüğü üzere ; Taner , seyircinin bu tipte biraz da kendisini bulmasını ; kendisinden uzak tutmamasını istemiş görünüyor.

  ŞABANLIK İÇİMİZDE

  Böylece biz Şaban üzerinden toplum olarak bize oldukça sempatik gelen ve çok da dışlayarak yadırgamadığımız yanlış ve eksikliklerimize vurgu yapıyor. Aslında hepimizin uygun fırsatlar çıktığında "canavarlaşabilecek" potansiyel birer Şaban olduğumuzun altını çiziyor.

  ŞABAN , KAYACAN , TİP VE KARAKTER ÜZERİNE...

Şaban rolü Kayacan'ın elinde , böylece , bir tip iken psikolojik boyutları ile karakter boyutuna taşınıyor. Karakter iken de Kayacan'ın bir duruşu , bir bakışı , hepimizden ortak bir hareketi ile birden genelleşiyor ve tipleşiyor. Kayacan karakter ve tip arasında kolayca ve ustalıkla gidip geliyor. (Aşk Grevi'nde de benzer bir şeyi illizyon kurarak ve sonra da o kurduğu illizyonu kırarak yapıyor.)

  YERLİ TAVIR

  İşte bu anlamda Kayacan işte tam da bu deyim yerinde ise Türk gestusu/tavrını sözkonusu özgün yorumunun merkezine yerleştiriyor. Şaban bu andan itibaren ayrıksı ve uç bir tip ya da karakter değildir ; o artık hepimizin karakteristik özelliklerini almış ortalama bir Türk erkeğidir...

  ORTA SESİ O VERİYOR

   Hepsi bu mu ? Hayır ! Kayacan'ın ayrıca Tanrı vergisi bir tuluat yeteneği var. İsmail Hakkı Baltacıoğlu'nun sözünü ettiği oyunun içinden oyunun "nöbetçi, rejisörü"sü , başoyuncusu , oyunun akort anahtarı , orta sesi o... Oyunun temposu düşer gibi mi oldu ya da oyuncular bir yeri sündürdü mü , yanlış bir adım mı atıldı ; ilk o fark ediyor ve seyircinin gözü önünde yarı şaka yarı ciddi akort ederek kotarıveriyor sahneyi.

   GÖSTERMECİ BİÇEM VE TULUAT USTASI

    Bitti mi ? Hayır ! Kayacan'ın en büyük özelliği ; onun "söyleyecek sözü olan gerçek bir sanatçı" olmasıdır bence. Oyunun süprizleri kaçmasın diye burada tekrar etmeyeceğim nice güzel güncel ve politik espri -neredeyse günü gününe güncellenerek- Kayacan yorumu ile sunuluyor seyirciye. Bu arada oyunu günümüze "uyarlayan" Semih Çelenk'in de hakkını teslim ederek kendisini yürekten kutlayalım.

   "V. K. ŞABAN" OYUNUNDA ÖNE ÇIKAN OYUNCULAR

   Tam bir takım oyunculuğu sergileyen ABT oyunlarında örneğin "Vatan Kurtaran Şaban"'da Durmuş Ali Emre-"Mustafa" , Mehmet Özgür -özellikle (Cemil İpekçi tiplemesi ile)"Eleştirmen" ve "Sinema Yönetmeni" , Cenap Aydınoğlu-"Şef" ve "Müze Müdürü" , Murat Ercanlı -özellikle "Ressam" , Gizem Karasu-(Rus balerin tiplemesi) "İrina" ile diğerlerinden bir adım öne çıkıyorlar. Mete Orhan ve Seyfi Satmaz ile Erdal Gürcan ve Recep Kamiloğlu ise resmen göz dolduruyor ve ilerisi için umut vaad ediyorlar. Sacide Taşaner , Sultan Yumak , Ezgi Albayrak , Saadet Yıldırım ve Burçin Karahan enerjileri , konsantrasyonları ve kabere oyunculuğuna çok yakışan "güzel" oyunculukları ile dikkat çekiyorlar.

  "ÖDENMEYECEK" TAM BİR TAKIM  OYUNCULUĞU ŞOVU

   "Ödenmeyecek"de de oyuncuların tümü (Giovanni-Murat Ercanlı , Antonia-Hasibe Özgür , Margarita-Safinaz Özgür , Büyükbaba ve Cenaze Levazımatçısı-Cenap Aydınoğlu , Luigi-Bülent Patoğlu , Polis ve Onbaşı ve M.Polis-Talat Türkeli , Polis-İlhan Önerel ) eşit olarak başarıyı paylaşıyorlardı.

   BU ÜÇLEME KAÇMAZ

    Aşk Grevi kendi oyunum olduğu için onu eleştirmeyi diğer meslektaşlara bırakıyorum. Yolunuz düşerse Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrolarının bu yılki "Halk Tiyatrosu Üçlemesini" kaçırmayın derim. Hiç belli olmaz , yöneticilerin sözlerine bakılırsa ; bir tır ve otobüs eşliğinde belki de onlar sizin bulunduğunuz yere turne yaparlar...

                                                                                                                                                                             

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

       

 
   
 

Tiyatro Müzesi

  1. Rumuz Goncagül
  2. Yobaz
  3. Sevdalı Bulut
  4. Komşu Köyün Delisi
  5. Cimri
  6. Sığıntılar
  7. 18 Yaşım
  8. Akşehir Uluslararası Nasrettin Hoca Şenliği
  9. Aşk Grevi
  10. Bir Kahramana Ağıt
  11. Zincire Vurulmuş Prometheus
  12. Nalınlar
  13. Derya Gülü
  14. Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım
  15. Ormanın Bekçileri
  16. Kanlı Nigar
  17. Becerikli Kanguru
  18. Küçük Nasreddin
  19. Öykülerin Azizliği
  20. Keloğlan
  21. Kurşun Askerin Utancı
  22. Gılgameş
  23. Montserrat
  24. Ay Işığında Şamata
  25. Köşe Kapmaca
  26. Töre
  27. Bir Varmş Bir Yokmuş Hem Varmış Hem Yokmuş
  28. Düğün ya da Davul
  29. Topuzlu
  30. Ödenmeyecek Ödemiyoruz
  31. Vatan Kurtaran Şaban
  32. Aşk Grevi
  33. Otobüs Durağında Üç Bencil
  34. Düşlerim Benim
  35. Fehim Paşa Konağı
  36. Keşanlı Ali Destanı
  37. Politikada Bir Sarı Çizmeli
  38. Masal Var Masalcık Var
  39. Tersine Dünya
  40. Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa