Vatan Kurtaran Şaban
Geçen Çarşamba günü telefonum çaldı arayan bir arkadaşım: "yarın işin yoktur inşallah, tiyatroya gideceğiz" dedi. Tiyatro kültürüm gelişmese dearayan arkadaşıma göre daha çok tiyatro izleyicisiyim diyebilirim. Şaşırdım: "ne tiyatrosu bu, ayrıca sen ve tiyatro" diye dalga geçtim.
Ertesi akşam saat 19:30 da Büyükşehir Belediyesinin önünde buluştuk. Dışarda nasıl yağmur var, ıslandık: "bu günü mü buldun tiyatro için" diye söylendim ve içeri girdik. Sağanak yağmura rağmen salon tıklım tıklım doluydu. Yerlerimize geçtik oturduk bir müddet sonra oyun başladı.
Gönülsüz gittim ya: "eleştireyim şunları" dedim içimden. Fakat oynayan arkadaşları gördükçe gülmeye başladım. Tam iki saat sürdü bu gülmece. Oyun bittiğinde içimde tarifi imkansız bir mutluluk, sevinç vardı;ayakta alkışlamaya başladık tüm oyuncuları. Oyunun bitmesine bozulmuştuk aslında; yaşadığımız gerçek hayattan kesitleri o kadar güzel bir şekilde oynuyorlardı ki bir yandan düşündürüyor bir yandan güldürüyorlardı salonu.
Hayatım boyunca hiç ama hiç sıkılmadan izlediğimsalondan çıktığımda hala oyunun tesirinde kaldığım çok farklı bir atmosferdi. Yüzlerce, binlerce kitapla, filmle, köşe yazısıyla anlatmaya çalıştığımız ülkemiz gerçeği bu kadar yalın başka nasıl anlatılabilir ki. Çıkar çıkmaz telefonla en yakınlarımı arayıp oyunu anlatmaya başladım "muhakkak gitmelisiniz, izlemelisiniz" diye.
Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu (ABT) bu sezonun ikinci oyunu olarak sahneye koymuşlar Vatan Kurtaran Şaban'ı. Büyük usta Haldun Taner tarafından 1965 yılında kaleme alınan ve yönetmenliğini Murat Demirbaş'ın yaptığı oyunda Tiyatro Şube Müdürü Müfit Kayacan ana karakteri canlandırmış.
Tüm oyuncuların büyük başarıyla oynadıkları oyunu tüm Antalya halkı izlemeli diye düşünüyorum. Aylarca emek emek çalışarak bu oyunu sahneye koyan arkadaşlarımızın emeklerinin karşılığı her sahnede o salonun tıklım tıklım dolu olmasıdır. Mümkünse gecekondu semtlerimize ücretsiz otobüs seferleri konularak tüm halkımıza bu oyunu izlettirmek gerekir.
Bu oyunun sahnelenmesinden tutun da, oyunda rol alan herkese teşekkür ederim. Bu kadar güzellik arasında rahatsızlık veren bir durumu görmemezlik edemeyiz. Hiç kimseyi suçlamak istemiyorum ama Belediyenin o salonundaki oturma grupları o salona hiç yakışmıyor.
Lale devrinde o kadar para harcanmasına rağmen yapılamayan koltukları yenilemek sosyal demokrat bir belediye başkanına nasip olacak anlaşılan. Büyükşehir Belediye Başkanımız bir an bile düşünmeden o salonu oturma gruplarının hemen değişmesini sağlamalı. Sanat ve sanatçıya aynı zamanda sanatsevere verilecek en güzel hediye olacaktırbu çalışma. Salondaki izleyicilerin oyundan değil de, oturma gruplarından gelen şikayetleri üzücüydü.
Kendime bu konuda görev verdim bıkmadan, usanmadan yazacağım bu konuyu. Eminim Başkanımız temcit pilavı gibi bu konunu yazılmasını istemeyecek daha doğrusu böyle haklı bir talebe duyarsız kalmayacaktır.
Mehmet Tosun
08-12-2009 / Beyaz Gazetesi








































