Sezon Oyunları

 

 

                             27 YILLIK BEBEK

         

 

 

          Tiyatro, her şeyi ritim, ses ve görüntü olan bir evrendir. Bu evrende öyle renkler, öyle hareketler, öyle bir ahenk vardır ki, insanoğlu ilk çağlardan itibaren kendini sahnenin büyüsüne kaptırmış, sahne üzerindeki her adımı bazen hayret, bazen öfke, çoğu zaman da hayranlıkla izlemiştir.

       Her birimizin gerçek hayatta bulamadığı rolleri,  kendimize veremediğimiz anlamları bulduğu yerdir tiyatro. Bedenlerimizi koltuklarda bırakıp, fırlarız sahneye. Güneş de oluruz, bulut da, elma da oluruz, elmanın içindeki kurt da... Olmak isteyip de olamadıklarımızı izletir bize tiyatronun hiç büyümeyen, çocuk kalpli insanları. Bu anlamda özgürlüktür tiyatro hem izleyenler, hem de izletenler için. Onu vazgeçilmez kılan da bu sonsuz özgürlük duygusudur. Günlük yaşantımızda zihnimize hizmet eden bedenlerimiz, sahnede alabildiğine hürdür. "Sahne tozunu yutan bir daha vazgeçemez " sözünün gerçek anlamı da budur aslında. Vazgeçilemeyen sahnenin tozu değil,  ruhlarımızda kopan kasırgasıdır.

     Bir yönüyle de hep çocuktur tiyatro, hiç büyümez, olgunlaşmaz. Hiç büyümediği için de hep dümdüz, dosdoğru kalır. Hep yeni doğmuş bir bebeğin acımasız dürüstlüğünü taşır. Olur, olmaz zamanlarda hayatı bir tokat gibi patlatır suratımıza. Kimi zaman kahkahalarımızdır gözyaşı döktüren, kimi zaman da acımız. Sıradan görünen yaşantımızın ne kadar renkli olduğunu bu küçük çocuk gösterir bize, hayatı kolaylaştırır hatta sevdirir.

    Ne şanslıyız ki Antalya'da 27 yıldır hiç büyümeden, bizi güldüren, ağlatan, bize hayatı sevdiren, elimizden tutup meydanlarda koşturan bir çocuğumuz, ABT' miz var. Tam 27 yıl önce bir avuç tiyatro sevdalısının dünyaya getirdiği bu yaramaz çocuk, aradan geçen zamanda ilk günkü heveslerinden hiçbir şey kaybetmeden her platformda adından söz ettiren bir sanat kurumu haline geldi.   

    Bugüne kadar seyircisini hiç hayal kırıklığına uğratmayan Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu 2010-2011 sezonunda da tüm çocuk yanlarını yanına katıp karşımıza çıkıyor. Yeni sevinçler, tanıdık kederler, sandık köşelerinde özenle sakladığımız, gözyaşına dönmeye hazır, ucu kıvrık gülümsemeler birer birer alıyorlar sahnedeki yerlerini.

 

     Yepyeni bir sezon başlıyor.

 

     Emek ve alınteriyle güzelleştirilmiş yepyeni bir dünya sunuyoruz sizlere.

 

     Çocuğumuz büyüyor ve hep çocuk kalıyor.

 

     Hazır olun yeni süprizlere... 

 

 

 

                                                                            Burcu Erdaş

 

 
   
 

Tiyatro Müzesi

  1. Rumuz Goncagül
  2. Yobaz
  3. Sevdalı Bulut
  4. Komşu Köyün Delisi
  5. Cimri
  6. Sığıntılar
  7. 18 Yaşım
  8. Akşehir Uluslararası Nasrettin Hoca Şenliği
  9. Aşk Grevi
  10. Bir Kahramana Ağıt
  11. Zincire Vurulmuş Prometheus
  12. Nalınlar
  13. Derya Gülü
  14. Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım
  15. Ormanın Bekçileri
  16. Kanlı Nigar
  17. Becerikli Kanguru
  18. Küçük Nasreddin
  19. Öykülerin Azizliği
  20. Keloğlan
  21. Kurşun Askerin Utancı
  22. Gılgameş
  23. Montserrat
  24. Ay Işığında Şamata
  25. Köşe Kapmaca
  26. Töre
  27. Bir Varmş Bir Yokmuş Hem Varmış Hem Yokmuş
  28. Düğün ya da Davul
  29. Topuzlu
  30. Ödenmeyecek Ödemiyoruz
  31. Vatan Kurtaran Şaban
  32. Aşk Grevi
  33. Otobüs Durağında Üç Bencil
  34. Düşlerim Benim
  35. Fehim Paşa Konağı
  36. Keşanlı Ali Destanı
  37. Politikada Bir Sarı Çizmeli
  38. Masal Var Masalcık Var
  39. Tersine Dünya
  40. Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa