Vatan Kurtaran Şaban
Büyük usta Haldun Taner tarafından 1965 yılında yazılan "Vatan Kurtaran Şaban", bir kabaredir.Taner, bu oyunda genel bozukluklara, ölçüsüzlüklere karşı sosyal adaletsizliklere ölçüyü getiren bir alay mesafesi koyar.Yazarın kendi deyimiyle " bir hadiseye gülerek bakmak, o hadiseye mesafeli bakmak demektir"." O hadisenin içinde haşır neşir olmuş, o hadisenin içinden çıkamayan insanlara başka açıları hatırlatmak demektir" der kabare için.
Vatan Kurtaran Şaban'da , Tapu Kadastro Müdürlüğünden, Kültür Sanat Müsteşarlığına atanan Şaban'ın bu alanda yaptığı komik ve çarpık uygulamalar hicivli bir dille anlatılıyor.Ülkedeki kültür ve sanat anlayışına eleştirel bir yaklşımın da konu edildiği oyunda oldukça kalabalık bir kadro görev yapıyor.
Yönetmenliğini Murat Demirbaş'ın yaptığı oyunda,Müfit Kayacan,Murat Ercanlı, Erdal Gürcan, A.Mete Orhan, Mehmet Özgür, Recep Kamiloğlu, Saadet Yıldırım, İlhan Örenel, Seyfi Satmaz, Gizem Karasu, Cenap Aydınoğlu, Talat Türkeli, Sacide Taşaner, Ezgi Albayrak ve Demet Kazanoğlu rol alıyorlar.


NERDE KALMIŞTIK
Haldun Taner ustanın kaleme aldığı bu önemli eser 27. yaşına basan tiyatromuzun yolculuğunda hakettiği yeri alıyor. Ülkemizin ilk kabara oyunun oaln "Vatan Kurtaran Şaban", yazıldığı 1964 yılndan bugüne ülkemizde (özde) değişen birşey olmadığını müzikli, danslı, eğlenceli ve iğneleyici bir dille anlatıyor.
Sevgili Murat Demirbaş yönetmenliğinde 35 kişiyi bulan kalabalık bir ekiple çalıştık bu güzel oyunu. Sonuçta siz sevgili seyircilerimize ve tiyatromuza yakışan bir iş çıkardığımızı düşünüyorum. Emek veren herkesin emeğine, yüreğine sağlık.
Müfit Kayacan

HALDUN TANER
16 Mayıs 1915'te İstanbul'da doğdu. 7 Mayıs 1986'da İstanbul'da yaşamını yitirdi. Son Osmanlı meclisinde İstanbul miletvekili olan İstanbul Darülfünun'u (İstanbul Üniversitesi) Hukuk Fakültesi profesörü Ahmed Selahattin'in oğlu. Ortaöğrenimini 1935'te Galatasaray Lisesi'nde tamamladı. Devlet tarafından Almanya'ya Heidelberg Üniversitesi'ne gönderildi. Siyasal Bilimler Fakültesi'ne devam etti. Zatürree olunca eğitimini yarıda bırakıp 1938'de İstanbul'a döndü. Tedavisi 1942'ye kadar sürdü. 1950'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Filolojisi Bölümü'nü bitirdi. Sanat Tarihi Kürsüsü'nde asistan oldu. 1950'den sonra İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde Gazetecilik Enstitüsü'nde LCC Tiyatro Okulu'nda binlerce öğrenci yetiştirdi. İki yıl Viyana'daki Max Reinhardt Tiyatro Akademisi'nde öğrenim gördü. Viyana'daki bazı tiyatrolarda reji asistanı olarak çalıştı. 1957'de tekrar Türkiye'ye döndü. Gazetecilik Enstitüsü'ndeki derslerine devam etti. Tercüman ve Milliyet gazetelerinde köşe yazıları yazdı. Edebiyat yaşamına gençlik yıllarında yazdığı skeçlerle başladı.
"Töhmet" adlı ilk öyküsü Yedigün dergisinde "Haldun Yağcıoğlu" takma ismiyle 1946'da yayınlandı. New York Herald Tribune Gazetesi'nin 1953'te İstabul'da düzenlediği öykü yarışmasında "Şişhaneye Yağmur Yağıyordu" öyküsüyle birinci oldu. 1956'da Varlık dergisinin araştırmasında yılın en beğenilen öykücüsü seçildi. Öykülerinde bireyin toplumdaki yaşam biçimleri üzerinde durdu. Bunların aksayan yanlarını mizah unsurları kullanarak anlattı. Eski ve yeni yaşam biçimi arasında kalmış insanların sonradan görme zenginlerin yaşamlarını ele aldı. Toplumun değişik kesimlerden seçtiği kişilerin tutarsızlıklarını çelişkilerini ikiyüzlülüklerini sergiledi. Öykülerinin arka planında da çoğunlukla İstanbul manzaraları oldu. Tiyatrodaki ilk eserlerinde dramatik türün başarılı örneklerini verdi. Ardından epik tiyatro denemelerine girişti. "Keşanlı Ali" adlı oyunu Türk Tiyatrosu'ndaki ilk epik tiyatro örneğidir. Bu oyun Türkiye'nin yanısıra Almanya İngiltere Çekoslovakya Yugoslavya'nın çeşitli kentlerinde oynandı. Daha sonraki dönemlerde konularını güncel olaylardan alan siyasal-sosyal taşlamaların ağır bastığı oyunlar yazdı. Zeki Alasya ve Metin Akpınar ile Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nu Ahmet Gülhan ile Tef Tiyatro Grubu'nu kurdu. Türk ortaoyunu ve tuluat tiyatrosu ögelerinden de yararlanarak toplumsal olayları alaylı bir dille eleştirdiği oyunlarıyla büyük başarı kazandı.
ANTALYA'DAN ESEN RÜZGÂR
"VATAN KURTARAN ŞABAN"
Ülkemizde tiyatro olayı her gün biraz daha yaygınlaşıyor. Tüm ekonomik olumsuzluklara karşın ülke yüzeyinde tiyatro evleri ve tiyatro severler çoğalıyor. Yakın zamana kadar tiyatro gibi yüksek sanatlara ait etkinlikleri izlemek isteyenler Ankara ya da İstanbul'da bu arzularını gerçekleştirebiliyorlardı. Bu metropollerin dışında yaşayanlar ya merkezdeki kadronun turne düzenlemesini bekler ya da bulundukları yerlerdeki çok amatör ve doğal olarak çok acemi bazı çalışmalarla yetinirlerdi.
Geçtiğimiz günlerde bu durumun değiştiğine bir kez daha tanık oldum. İzlediğim oyun İstanbul'da konuk olarak bulunan bir topluluk tarafından sahnelendi. Gecenin bitiminde tiyatro binasından çıkarken "Galiba artık tiyatro izlemek için zaman zaman İstanbul dışına da gitmek gerekiyor" dedim. İzlediğim oyun kesinlikle uzun bir yolu göze almaya değerdi.
"Haldun Dormen Tiyatrosu" Nisan ayında "Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu" nu (ABT) konuk etti. Antalya son zamanlarda güzel ve tarihsel zenginliklere sahip bir kıyı kentimiz olma dışında kültür-sanat alanında yaptığı ataklarla da sık sık gündeme geliyor. Bunda Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin önemli bir payı var.
O gece "Haldun Dormen Sahnesi"nde Türk Tiyatro Sanatının önde gelen yapı taşlarından olan "Haldun Taner"in "Vatan Kurtaran Şaban" adlı unutulmaz yapıtı ABT oyucuları tarafından sergilendi. "Vatan Kurtaran Şaban" büyük usta Haldun Taner tarafından yazılan bir kabaredir. Taner, bu oyunda genel bozukluklara, ölçüsüzlüklere karşı sosyal adaletsizliklere ölçüyü getiren bir espri anlayışı ile yaklaşır olaylara. Yazarın kendi deyimiyle " bir hadiseye gülerek bakmak, o hadiseye mesafeli bakmak demektir" kabare. Mizah yolu ile gerçekten insanlara daha önyargısız bakış açıları kazandırılabilir. İzleyici gülerken düşünebilir. Büyük usta Haldun Taner'in tüm yapıtları gibi bu oyun da 1964 de "Devekuşu Kabare" oyuncuları tarafından sergilediğinde Türk Tiyatro izleyicisinin büyük beğenisini kazanmıştı. Böyle bir oyunu yıllar sonra repertuara almayı düşünmek oldukça cesur bir hareket bence. Zeki Alasya, Metin Akpınar gibi efsane olmuş sanatçıların kendi kişiliklerini kattıkları rollere soyunmak daha da cesur bir hareket. Üstelik benim izlediğim akşam konuklar arasında bu isimler de vardı. Ben sahne alacak olan sanatçıların adına oldukça heyecanlandım.
Oyunun ilk dakikaları geçtikçe heyecanım yerini rahatlamaya bıraktı. Ön sıralarda oturan ünlü konuklar dâhil hepimiz oyun boyunca bol bol güldük ve alkışladık. Tiyatronun Genel Sanat Yönetmeni Müfit Kayacan ve ekip arkadaşları gerçekten başarılı bir oyun sergilediler.
Oyunun ayrıntılarına geçmeden önce ABT den ve Tiyatronun Genel Sanat Yönetmeni ve başrol oyuncusu Müfit Kayacan'dan söz etmek istiyorum. O tam anlamıyla halkın içinden gelen bir sanatçı. Kendi köyü olan "Kalkan-Yeşilköy"de " "Köy Seyirlik Oyunları ile Köy Tiyatroları Buluşması"nı başlatan ve örgütleyen kişidir. Bu konuda üstlendiği misyonu oynadığı önemli başrollerde sergilediği doğallığı ile vurgulamaktadır. Keşanlı Ali, Harpagon (Cimri) , Yedi Bela Rasim (Fehim Paşa Konağı) , Kara Hasan (Töre) , Molla Veli (Köşe Kapmaca) , Müfit Mürted (Rumuz Goncagül) , Tartüff ve başkaları..." bunların bazıları... Müfit Kayacan, ABT'nin repertuar politikasını belirleyen ve oyunların seçimine karar veren sadece bir Genel Sanat Yönetmeni değil; aynı zamanda ABT'nin en usta oyuncusu. ABT'nin bu yılki repertuar teması olan "Halk Tiyatrosu Üçlemesi" konsepti yine Müfit Kayacan'a ait. Bu sezon başında ABT Dario Fo'nun "Ödenmeyecek Ödemiyoruz" ve Semih Çelenk'in Haldun Taner'in günümüze uyarlayarak adapte ettiği "Vatan Kurtaran Şaban" oyunları ile seyircisine merhaba dedi. Bu iki halk tiyatrosu geleneğinden gelme oyuna bir üçüncüsü eklendi: Savaş Aykılıç'ın yazıp yönettiği ve Müfit Kayacan'ın yeniden güncelleyerek rejisini uyguladığı "(Barış için) Aşk Grevi"
Oyunda Şaban karakterini canlandıran Müfit Kayacan bu rolde çok inandırıcı idi. Onun başarılı oyunu ile tüm Şaban'lara hem güldük hem de zaman zaman acıdık. Bazı roller vardır ki çok çabuk abartının tehlikeli sınırlarına girer ve izleyiciyi rahatsız eder. Şaban rolü eğer çok dikkatle planlanmaz, üzerinde matematik hesaplamalar yapılmazsa sıradanlaşıp yapması gereken etkiyi kaybedebilir. Oysa bu karakter tüm zamanlarda, tüm mekanlarda var olan prototip bir kişiliği temsil ediyor. Ayrıca bulunduğu ortamın sosyo-politik kesitini yansıtan bir felsefesi var. Oyundaki bazı politik espriler Semih Çelenk tarafından günümüz gerçeklerine uyarlanıp değiştiği halde oyunun felsefesine sadık kalındığı için anlatımdaki öz bozulmamış, oyun akışında bir değişiklik gerekmemiş. Güncellenen espriler düşündürürken güldürdü izleyiciyi.
"Vatan Kurtaran Şaban"da Tapu Kadastro Müdürlüğünden, Kültür Sanat Müsteşarlığına atanan Şaban'ın bu alanda yaptığı komik ve çarpık uygulamalar hicivli bir dille anlatılıyor. Ülkedeki kültür ve sanat anlayışına eleştirel bir yaklaşımın da konu edildiği oyunda oldukça kalabalık bir kadro görev yapıyor.
Yönetmenliğini Murat Demirbaş'ın yaptığı oyunda, Müfit Kayacan, Durmuş Ali Emre, Murat Ercanlı, Erdal Gürcan, A.Mete Orhan, Mehmet Özgür, Recep Kamiloğlu, Saadet Yıldırım, İlhan Örenel, Seyfi Satmaz, Gizem Karasu, Cenap Aydınoğlu, Talat Türkeli, Sacide Taşaner, Ezgi Albayrak, Sultan Yumak ve Demet Kazanoğlu rol alıyorlar.
Oyunda görev alan tüm sanatçılar için "onlar ciddiyet ve disiplin içerisinde komedi yaptılar" denebilir. Bütün bu denge ve başarılı kurgu için oyunun yönetmeni "Murat Demirbaş"ı kutlamak gerekiyor sanırım. Ayrıntıların çok ince bir şekilde hesaplanıp, uygulandığı bir kurgu yaratan " Murat Demirbaş" oldukça genç bir sanatçı.1974 Sivas doğumlu. Tiyatroya "Anadolu Sanat Ortamı"nda başlayan sanatçı 1993 yılında "Ankara Sanat Tiyatrosu"nda "Bir Halk Düşmanı" adlı oyunla profesyonel oldu. "Pazar Keyfi", "Bir Ceza Avukatının Anıları", "Jan Dark Davası" gibi oyunlarda rol aldı. 1996 yılında "Mamak Belediyesi Şehir Tiyatrosu"nu kurdu. "Orta Doğu Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü"nden ayrılıp "D:T:C:F: Tiyatro Bölümü " öğrencisi olan sanatçı AST a dönüp "Deniz diye bir delikanlı", "Ödenmeyecek Ödemiyoruz", "Tango" gibi oyunların yanı sıra birçok çocuk oyununda ve TRT'nin çocuk programlarında rol aldı. 2002 Ekim ayında AST' dan ayrılarak "Tiyatro Fabrikası" kurucuları arasında yer aldı. Çalışmalarını son dönemde "Ankara Ekin Tiyatrosu" ile sürdüren sanatçı bu tiyatrodaki "Vatan Kurtaran Şaban" oyunundaki rolü ile "2006-2007 Sanat Kurumu En İyi Erkek Oyuncu Ödülü"nü aldı.
O gece rejide bu denli donanımlı bir sanatçının imzasının olması oyunu izleyenler için önemli bir ödüldü.
Şişli Belediyesi ve Sun Express'in desteğiyle Haldun Dormen Tiyatrosu'nda sahnelenen oyunun sonunda tiyatro sahnesindeki 45′nci yılı ve tiyatro sanatının sevdirilmesi ve yaygınlaştırılması adına yaptığı özverili çalışmalar anısına tiyatro sanatçısı Ercüment Balakoğlu'na, Türk tiyatrosuna verdikleri üstün emekleri ve "Vatan Kurtaran Şaban" adlı ülkemizin ilk kabare oyununun sevdirilip bugünlere kadar taşınmasında öncü olan Ahmet Gülhan, Zeki Alasya ve Metin Akpınar'a ve Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu'nun üretim çalışmalarına verdiği destekten dolayı Füsun Demirel'e şükran plaketi sunulması çok güzel bir davranıştı.
Haldun Dormen Tiyatrosu fuaye alanında oyun fotoğrafları ve kulis fotoğraflarından oluşan sergi de büyük ilgi uyandırdı.
Sanatın ona gönül vermişler aracılığıyla ülkemizin her köşesine dağılıp, dal budak sarmasına tanık olmak çok güzel bir şey. Kendi içimizden çıkan Müfit Kayacan ve Murat Demirbaş gibi değerlerin var olmaları, varlık gösterebilmeleri için kuruluşlar olsun, bireyler olsun hepimizin destek vermesi gerekli. Sanat bir ülkenin gelişim göstergesidir. Bu konuda hepimizin sorumluluğu var. En azından izleyelim ve perde açılıncaya kadar ne büyük emekler harcandığını, bu yolda kaç yüreğin tüm gücüyle adandığını bilelim.
NİLGÜN SERİMOĞLU
Ara »
Oyun Takvimi
Adres
Karaalioğlu Parkı girişi
ABT Sahnesi önü.
07100 Antalya Türkiye
Gişe: +90 242 249 53 26
Müdürlük: +90 242 249 53 20-25
Fax: +90 242 249 53 25
E-mail : info@abt.gov.tr








































